Ben sevgimi tüm kalbine eşit pay etmişken, şimdilerde bu bölünmenin hüznünü yaşıyorum. Ama sakın merak etme! Bu defa hesap sormayacağım. Çünkü ben artık olmayacağım...
Gidiyorum artık..
Sarı tişörtünü bir daha hiç giymemek üzere çıkarttım, raftan da kaldırdım boş çerçeveleri. Sen kokan tüm parfümleri dışarı sıktım. Etraf sen koktu, aldırmadım.. Etraf ben koktu, kimse anlamadı... Aşkımızın adını taşıyan kitabı da hediye ettim yeni aşka yakalananlara. Bunca zamandır atmaya kıyamadığım tüm resimlerinde yok artık. Bana aldığın hediyeler, yabancı ellerde.
Gidiyorum artık..
Gittiğim yeri, bıraktığın gözyaşlarıyla bulamayacaksın. Onlar artık içime akıyor, içimde yok oluyor. Bundan böyle ne sahiller görebilecek beni, ne de ağladığımı gören insanlar.
Kimse bulamayacak beni artık..
Sevgilim, gidiyorum... Bir başka aşkı sipariş ettim kalbime, sevmesi kolay olsun diye.
Düşünmekten uyuyamadığım gecelerde, kaç sigara söndürdüm kül tablalarında. Kaç kez dilekler tuttum gökyüzündeki yıldızlarla. Ama hiçbiri bu masalın bitmesine engel olamadı. Sen bile!
Şimdi aldım başımı gidiyorum. Göğsümde eskimeye yüz tutmuş bir kalbin ağırlığı, ellerimde harap edilmiş sevgi parçaları, gözlerimde akıtmamaya çalıştığım son damla yaş ve bedenimde yorulmuşluğun verdiği bitkinlik ile gidiyorum. Sevilmek için kucak açmış kimse!ye doğru.. Sevmek için vaktin çok geç olduğunu bilmeden, zaman gerektirdiğini bilmeden, hevesten bir umut doğmuş yüreğimin ortasına. Tam sever gibi olurken kırıldığımı hissettiren, tam kızarken sevildiğimi gösteren bir umut! Gün ışığı gibi yol tutmakta şimdiler de bana bu umutlar, gün gibi gelip geçmekte. Bir ömür ışığım olsun diye çırpınıyorum.
Gidiyorum ben bilesin(!)
En sevdiğim çakmağımla sigaramı yakıp savurdum onu da dışarıya. Senden bir şey kalsın istemiyorum dedim ya.
Eğer ki sevdiğin ben isem bil ki gitmek istemiyordum!
Kararsızlığımın dibe vurduğu günlere inat hızlanıyor gitgide adımlarım. Kalbim katılaşıyor sanki, hissediyorum ama aldırmıyorum!
Bu sondu artık, ben gidiyorum. Varsın beklediğim telefon gelmesin. İyi, kötü haberin hiç uğramasın buralara... Bir umut yok artık içimde! Doğabilecek umutlar için heyecanda yok kalbimde.
Arda kalan ne varsa senden, onlara dönüp bakan namert olsun!
Mesajlarını teker teker yeni baştan bıkmadan sıkılmadan okumakta yok artık, mesajlarında yok! Büyük bir aşkın izlerini taşıyan Kalbime Küsmekte Yok!
Aldım başımı gidiyorum. Vurgun yemeyeceğimi düşündüğüm bir başka aşkın gölgesinde gitmeye çalışıyorum. Bu kez patikadan gitmek de yok, çamurlara basmakta! En zoru en imkansızı seçmek hiç yok!
Korkma, geri dönmeyeceğim bu kez. Sabahları öperek uyandırmayacağım, bir kutu sürdüğün jölene de kızmayacağım. Çekmek zorunda değilsin bak artık beni(!) Bu defa elini tamamen bırakıyorum.
Yüreğimin kırıklarını onararak gidiyorum. Kafamı kaldırıp da bakmayacağım yıldızlara. Dilekler için kaymasını beklemeyeceğim budefa. Adına ettiğim onca dualar benimle olacak. Ne kaybettiğini gördüğünde çok geç olacak...
Toplayacağım içimdeki can kırıklarını kanaya kanaya...
Bil ki ben gidiyorum...
Hikayemize eklediğin virgüllerin yerini noktaya bırakıyor artık. Oysa ki aylarca nokta koymamak için bekledim.. Anladım ki yüreğindeki bu sessizlik boşunaymış..!!
İnan ki bu kez gidiyorum...
Bu gidiş için verdiğim sözlerin ve ettiğim yeminlerin haddi hesabı yoktur.
Bu yazıdaysa sana niye kötü bir şey söylemediğimi de ömrünün sonuna dek düşün dur!
01/01/2010
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder