23 Nisan 2013

Ben Hoşça Kalamadım.. Sen Güle Güle GİT!

Ne yazılırsa yazılsın şimdi bu beyaz sayfalara, büyük acı, büyük kırgınlık, büyük nefret.. 
Öfkeler bu kadar bencil olmasaydı keşke. Öfkem, özlemime bir beden büyük geliyor şimdilerde.

Sen,
Seni,
Vereme yakalansan,
Kötü huylu bir kansere tutulsan
Kör kalsan,
Yatalak olsan,
Sevebilecek birini kaybettin. 
Şimdi otur, hayatına girmiş hangi kadının seni ne kadar sevdiğini düşün, beni atla..
Benim sana tapıyor olduğumu atla. 
Ben seni soramam artık, sen de beni arama! Bana kendini hatırlatma...
 
BENİ UNUTMA ama seni seviyor olduğumu unut. Senin gözlerini unutamadığımı unut.. Unut her gece seni gördüğümü rüyalarımda.
Bir daha dönüp bakma bana, büyük bir zaman kaybıymışım gibi kur beni aklında. 
 
Başka bir adamın elini tutarken seviyorum ben seni. Başka bir adamın bebeğini kucağıma aldığımda da seni seviyor olacağım.. Sen de BENİ HATIRLA bir kız çocuğu "Baba" dediğinde sana.

Ben bıktım, yoruldum, vazgeçtim.
Ben yenildim.
Ben uyumadım geceler boyu. 
Düşündüm, yalnız seni.
Ben ağladım, kollarında.
Ben yaktım bütün fotoğrafları. 
Ben acıdım.
Ben savaştım.
Ölen ben.
Kalan ben.
Ben karaladım, senin adından önce yazılmış bütün isimleri.
Ben yürüdüm, yağmur yağarken en çok.
 
Senin o Allah'sız gözlerine ben taptım bir tek.

Sen beni en karanlık anımda, en zayıf noktalarımda terkettin.. 
Ben sustum.
Hep sustum.
Ne kadar susabilirse bir dilsiz, o kadar sustum.
 
Bugün biraz kırgınım.
Kabullenmiş belki.
Hem çok özlemiş, hem görememiş..
Bugün umutlarını yitirmiş biriyim. 
 
 
Feride ÇELEBİ  
23 Nisan 2013

10 Nisan 2012

Bir gece O'na aşık olarak uyudum ve o halimden bu sabah uyandım..

Gecenin bütün hissiyatı üzerimde yine, bu hallerimi iyi bilirim..

Yalnızca hayallerle süregiden bir ilişkinin, sonunda yaşadığım duygu karmaşası hepsi.
Hayal ettim.. Mutlu olmayı, sevmeyi istedim. Üzülmek, yorulmak, saçmalıklarla uğraşmak istemedim..


Rahatta edemeyecektim zaten ben sende, unuttuğum olabilirsin Git! Bu seçim senin..
Bir kayıpta değilken henüz ömrümde Git! O kadar da üzülmedim..


Gitmezsen, illede duvarlarda parçalanacak telefonlarım, ruhumu daraltacak hatta dört duvar, gecem gündüzüme karışacak belki de(!) Ve hatta kafamı yorganın altına sokup, arkadaşlar duymasın diye ellerimi ısırarak ağlayacaktım... "Kader de varmış" dediğim ol,, GİT!!!


Üzgünüm şimdi "söyleyecek çok şey yok.." "başka sözüm yok.." dediğimsin.
Her yorgunluk, bir adımdır vazgeçmeye atılan. Kısa sürede çok yordun.. Üzgünüm...


Şarkım anlatsın artık yorgunluğumu.. Belki de ilk kez bir şarkıya bu kadar çok inanıyorum...


(Sıla - Yoruldum)


Feride ÇELEBİ

04.09.2011

1 Nisan 2012

(+18) Dikkat bu yazı küfür içeriklidir..

Ben aslında duygusal şeyler yazıyorum.. Bakmayın şuan edebimi aşacağıma(!)
Bunları yazmamın sebebi de benden sonra götü başı dağıtanlar kapakları toplasınlar..
(Tekerlekli sandalye için canımm :))

Hayatımdan siktir olup gidenler hepiniz haklıydınız aslında. Hakkım olan gitmenizdi bunu şimdi çok daha iyi anlıyorum..

Yalnız şunuda belirteyim! Hep de ben gitmişimdir he, ama boku onlara atarım. Çünkü sebep olan onlardır.. Kalmak acı veriyorsa, giderek acı çekeceksin ki değsin arkadaşım ;)

Evet zor günlerdi fakat geride kaldı.. Ben, yüreğimde ki sevda lekelerini çoktan yıkadım.
Zehirliydiniz köklerinizden ucunuza dek. Bilerek ve isteyerek kokladım hepinizi, tüm benliğimle tattım. Ben yaşayacağım her acıyı en başında göze aldım ;)
Ama şimdi bu sizdeki sikimsonik tepkiler neyin acısı işte onu anlamadım? Ne bensiz yapabiliyosunuz ne de benimle lann :)

Sevmelerimin büyüklüğü altında ezilecek kadar küçük kaldıysanız benim suçum ne ki arkadaşım(?)
Dalında kokladım ben sizi, koparmadım. Şimdi dikenlerle bana saldırmanızın maksadı ne diye sormaktayım (?)
Yok hayır yani dilinizin kemiği olsa köpek bile kemirmez...

01.04.2012 / Feride ÇELEBi

27 Mart 2012

...!

Hala seni sevip, sevmediğimi düşünmen bile hala beni sevdiğini gösterir..(!)

22 Mart 2012

Yazdıklarım için affet beni sevgili!m...

Aslında ben, içimde büyüttüğüm sensizlik fark edilmesin diye hep gülen bir yüz sundum. Bu yüzden anlayamadı beni hiçkimse..
Hem onlar anlayamaz ki! Seni özlemek ateşe dokunmak gibi. Ve bilemez ki onlar! Yokluğunun buz gibi soğuk olduğunu.. Karlar altında kaldığını yüreğimin.

Gerçekten gitmelimiydim yoksa kalıp savaşmalımıydım seninle.?
Tercihimi giderek kullanmış olsam da, hala doğru karar neydi bilemiyorum(!)
Sen sanıyorsun ki kolay geldi gitmek bana! Yanılıyorsun.. Kolay olan kaçmaksa, vazgeçmekse eğer. Ben zor olanı seçtim, görmüyorsun! Seni hala Çok Seviyorum.

Hep seni yolcu ettiğim evimin kapısı, yine bir gün senin için açılır mı.?
Hani diyorum, bir gece çıkıp gelsen, ısıtsan üşüyen yüreğimi. Sonra başımı koysam dizlerine, uykusuz gecelerim bitse ve hiç uyanmasam.

Şunu bil ki! Hangi iklimde ve nerede olursam olayım, o vakit geldiğinde, yüreğin alıp seni bana getirecek(!) Senin gamzeli gülüşünde öleceğimi bil yeter..!!

Sensiz kalmayı kaldıramıyor yüreğim, bu yüzden yazdıklarım için affet beni sevgili!m...


Feride ÇELEBİ
11.01.2012

3 Kasım 2011

"SONsuzUM ol" diye, senden sonra sevmedim(!)

Geceler boyu güneşle gelmeni bekledim. Bekledim.. Gelmedin! Gelip, yüreğimi güldürmedin.

Gülen gözlerinin bana bakışını, her bakışında gözlerinde gördüğüm aşkı özledim..

Farkı yok sensiz geçen zamanın birbirinden. Tek fark; takvim yapraklarındaki rakamlar. Zamanın ilacım olacağı söylendi bundan bir kaç yıl önce.. ne ilaç oldu geçen zaman, ne de bir çare!

Hayatlarımızda varoluşumuzu düşünüyorum! Seni ve beni.. Önceleri kaçamak bakışlar, ürkek dokunuşlar, buluşmalar. Sonra haylazlıklarımız geliyor aklıma, birbirimizde kayboluşlarımız. Mutluluk sarhoşu hallerimizi düşünüyorum. Ardından sorularımız, sorunlarımız, keşke'lerimiz... Her an yüreğimizde gizlemeye çalıştığımız hüznümüz, cesaretsizliğimiz, şimdi ne olacak(?)ları ve pes edişleri düşünüyorum.. Ve sonra tamamen yokoluşlarımızı...

Senden bir adım bekledim hep.. Bu yüzdendir belki, bazen bencil olduğumu düşünmelerim.

Yaşadıklarımızdan sonra çektiğimiz onca acıyıda düşününce, doğru sonuçlar çıkarabilmekte bence bir başarı. Belki de ilk defa bu gece yenilgiyi kabul ediyorum ve sanıyorum ki eski gücüm yok artık.

Ben seni yine andım bu gece, saat 03:00'de ve arada bir yoklayacaktır yine yokluğun. Sabah, üzerime başka bir benlik geçirerek başlayacağım güne! Senin bende olmadığın ve bana ait olmayan bir benlikte.. Şimdi biz birbirimize mi yabancıyız, yoksa ben kendime mi..? Boşver her neyse!!! Belki bir ihtimal, bir yerlerde karşılaşırız yine. Senin sen, benim ise ben olduğum bir vakitte. Tıpkı önce ki buluşmalarımızda ki gibi.. Ama, sanıyorum "belki"ler de tükeniyor şimdi! Aynen bizler gibi ve ben yinede belkileri çıkaramıyorum hayatımdan... Tıpkı sen gibi...

Ve bu kız seni unuttuğunu söylerken herkese! hayat donup kalıyorsa nemli gözlerinde, her zerresiyle seni ilk gün ki gibi seviyor demektir...

EŞsiz kaldım, AŞKsız kaldım, GÜVENsiz kaldım senden sonra. Ama, sen yinede hep mutlu ol(!) benden sonra... Ne olursa olsun sana hiç kıyamadım ve hala kıyamıyorum da...

Gönlümde AŞK'ı sönmeyen Deli Yangınım'a

Bu yangın hiç sönmeyecek UNUTMA..!!!


Feride ÇELEBİ /// 15.10.2011

Ve Gece.. Ve Birde hüzün düşer kirpiklere.. Ve aşk susmak değil! Konuşmak değil! Yazmaktır sadece...

Sırrı ifşadır bu satırlar.. kim bilir kimedir(?) Belki kendime, belki sizlere(!)
Kaç kelimeye sığar yanılgılar ve yaşanmışlıklar.?

Bir varmış, hiç yokmuş arasında kalmış bir hayat. Islak gülüşler. Rengi soluk aşklar. Soğuk ölümler...  
Tüm heveslerimi mi gömdüm ben? Bu kafamı ellerimin arasına alıp haykırma isteğide niye?
Soğutmadan, korkutmadan, yalansız ve dosdoğru yaşanamaz mı aşklar..?
Neden bir aşk masalı yazamıyorum ben? Aşkların dilsizliğini ezberleyen de bir ben miyim?  
Sanırım fazla efkar dilli, garip biriyim!!!
Ve merak ediyorum İstanbul'n yorgun yüzlü yüreğini ne zaman sevmeyi öğreneceğim..?

Çok soru sordum cevabı kimsede olmayan, biliyorum...

Popüler kültür dedik, çağın trendleri dedik sadece iyi vakit geçirdik ve buna yenilerini ekleyip devam etmekteyiz. Mutluluk, güven dolu bir ilişki yaşamak, özlemek, "Nerdesin?" diye sormak. "Nerde kaldı?" diye merak etmek. Bunların hiçbiri uymuyor öyle değil mi..? Mutluluğu bulunca mutsuz oluyoruz çünkü. Ne kadar da beceriksiziz.. Ya terk ederiz ya da terk ediliriz.
Güven isteyince sorumluluklar artıyor ve o "güven" kelimesinin altında eziliyoruz..
Ya Özlemek! O hiç olmamalı, yoksa gündelik hayatımız sekteye uğrar, öncelikli olan bir çok bahanemiz var...
Sanırım bunlar yüzünden 'aşka benzer' yaşadığımız tüm ilişkiler kısa sürüyor. Ya da ben saçmalıyorum..!!

Zaman daha neleri ekleyecek geçmişime? Aslında bunu o kadar da merak etmiyorum.. Hepsi birbirinin aynı nasılsa. Bir kaç damla daha yaş ve biraz daha özlem eklenir kalbime... Kendimde ki mantık hatasınıda buldum ben bu gece(!) Gözlerime bakan gözlerde yapıyorum ben hatanın en büyüğünü, inanmayı istediğim tek yer orası olduğundan sanırım.
Peki ya gülüşün.? İşte burada susuyorum...

İnsanları tanımak için onlara zaman vermem gerektiğini. Derinlerine inmeden, yüreğimi konuşturmamam, içimde yaşamam gerekenleri dışarıya savurmamam gerektiğini geçte olsa öğrendim... Anlamayan kimselere kendimi anlatmak için zorlamamam gerektiğini de...


Feride ÇELEBİ - 26.08.2011